CENNET'ÜL MUALLA KABRİSTANI

Hz. Hatice'nin de kabrinin bulunduğu Cennetül Mualla kabristanından bir görünüm...

Peygamber Efendimiz'in evinden kuzeye doğru uzanan Gazze Caddesinin solunda, yaklaşık 2 km ilerde insanı alıp zamanın derinliklerine daldıran bir tarih yatıyor: Mualla Mezarlığı.

Mezar, "ziyaret yeri" anlamına gelir. Mezarı ziyaret yeri olmaktan çıkarıp, tapınak hâline getiren anlayışa Peygamber'in lanet okumuştur, hem de sıradan mezarları değil insanlığın ufku olan peygamber mezarlarını: "Allah Yahudilere ve Hıristiyanlara lanet etsin. Peygamberlerin kabirlerini tapınak haline getirdiler." (Buhari, Cenaiz 2/91; Müslim, Mesacid 19) Hatta bu tehlikenin önüne geçmek için ilk yıllarda Rasulullah kabir ziyaretini dahi yasaklamış, ancak daha sonra mü'minlerin tevhid şuuru olgunlaşınca bu yasağı kaldırmış ve (Müslim 2/672, nu.977) hatta ölülerden ibret alıp ölüme hazırlık için teşvik dahi etmiştir.

Mualla mezarlığı, ölmeden evvel ölümü tailm etmek için gelen hacılara öldükten sonra yaşamanın sırrını söylemektedir. Rasülullah'a büyük emekleri geçen dedesi Abdülmuttalip, amcası Ebu Talip ve anaların anası Hz. Hatice burada yatmakta. Kimbilir, belki de işkenceyle öldürülen İslam'ın ilk şehidleri Sümeyye, Yasir...vd. de buradadırlar.

Ebu Talip'le Ebu Lehep farkı burada gündeme geliyor. İkisi de amca, ikisi de aynı inançta ama aralarında ahlak, tavır, davranış açısından dağlar kadar fark var. İman davasının takipçileri Ebu Talip ve Ebu Lehep'in şahsında kendi çağlarında da bu iki tipi görüp, tesbit edebilirler.


2005 © Kuts@l Topr@kl@r
www.kutsaltopraklar.net